Kılıçdaroğlu ve Akşener’den ekonomi zirvesi: Erken seçim çağrısı yaptılar

CHP lideri Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti lideri Akşener bir araya geldi. Kritik görüşme sonrası iki lider kameralar karşısına geçti. CHP lideri Kılıçdaroğlu, ekonomide yaşanan son duruma değinerek şunları söyledi; *Mutfaklarda yangın var, Türk Lirası olağanüstü değer kaybediyor fakat çözüm üretecek organ yok. Normalde Merkez Bankası’nın fiyat istikrarıyla uğraşması gerekirken, işlerini bırakmış TL’nin değer kaybetmesi, dövizin yükselmesine seyirci olarak bakan kurum. *Yasal olarak fiyat istikrarıyla yetkilendirilen bir kurum nasıl olup da seyirci pozisyonunda kalabilir. “BU GİDİŞE SEYİRCİ KALMAK DOĞRU DEĞİL” *128 milyar doları buharlaştırdılar, nereye gittiği belli değil. Bütün bunlara karşı bizim sorumluluğumuz var. Bu gidişe seyirci kalmak doğru değil. *Çözüm üretsinler, ekonominin gidişi konusunda bir şeyler söylesinler, TL’nin erimesini nasıl eritecekler, birisi çıksın açıklama yapsın diyoruz, karşımızda duvar var. *Bizler de sorumluluk hisseden genel başkanlar olarak bir araya geldik. Sonunda bütün fatura sokaktaki vatandaşa çıkıyor. *Saraydakilerin keyfi yerinde. TL eriyor, döviz yükselince seyirci kalıyorlar, gidişat konusunda nasıl çözeceksiniz sorduğumuzda karşımızda duvar var. *TL eridikçe Türkiye ekonomik standartların tamamen altında, yoksul bir ülke görünüme kavuşmuş olacak, daha doğrusu o görünüme sahip olan bir ülke karşımıza çıkıyor. Fabrikaları, kurumları ucuzlamış, çok daha düşük dolarla tamamının satın alınacağı algısı ortaya çıkmış. SEÇİM ÇAĞRISI YAPTI *Böyle zırvalıklarla, saçmalıklarla ekonomi yönetilemez. Kendilerine çağrı yapıyoruz; yönetemediğinizi biliyoruz, Merkez Bankası’nın ya müdürü ol çık açıklama yap, ya da müdahale etmeyi doğru bulmuyorum diyorsan müdahale etme. *Koskoca bir kurum sadece Türkiye’de değil dünyada itibarsızlaştırıldı. Kendisine açık ve net çağrıda bulunuyorum; yönetemiyorsun, milletin sırtına daha fazla yük yükleme. *Bir an önce Türkiye’nin seçime gitmesi gerekiyor. Yazıktır günahtır. Toplumun hangi kesimine sorarsanız sorun, esnaf, çiftçi, emekli, memur, işçi, apartman görevlisine sorun her yerden feryat çıkıyor. Gecikilen her gün topluma maliyeti arttırıyor. *Bir zam yağmurudur geliyor. Ülkemizi, insanını seven, sorunların kısa sürede çözülmesi için çaba harcamayı kendisine görev edinen bir siyasal anlayışla çağrımızı yapıyoruz; ülkeyi yönetemiyorsunuz, yazıktır, günahtır. Bir an önce seçime gidin, yeni bir hükümet gelsin, doğru dürüst bu ülke yönetilsin. *Sayın genel başkanımızla ve arkadaşlarıyla görüştük. İYİ Parti’nin iyi bir ekonomi kurmayı var bizim de iyi bir ekonomi kurmayımız var. Dolayısıyla gidişatı paylaştık. AKŞENER’İN AÇIKLAMALARI İYİ Parti lideri Meral Akşener ise şunları söyledi; *Sayın genel başkanımız ve arkadaşlarının partimize ziyaretinden büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. *Tencerenin kaynamadığı, üniversite mezunu çocuklarımızın garsonluk yapmak üzere. *Kanada, Avustralya’ya gitmek için uğraştığı, tencere kaynamayan dertlerini kulağıma anlattıklarını, esnaf esnaf, il, il yaptığım gezilerde bu ekonomik tabloyu bizatihi yerinde görmüş şahıs olarak, şu anda ekonomik tablonun vatandaşlarımızı etkilediğini, bu şahsın bu partili cumhurbaşkanlığı sistemin yere çaktığı, büyük bir ekonomik problemle; yani fakirlik, yoksulluk anlamında bir problemle karşı karşıya olduğumuzu, ekonomisi iyi olmayan devletlerin bağımsızlığın da kuvvetli olmayacağını bilen insanlar olarak biz vatandaşlarımıza bir çare gösterebilir miyiz. *Ekonomi kurmaylarımızın bir araya gelip, doların 10.50 olduğu, dolarla maaş almıyorum bana ne diyebilen 5-10 maaşlı saray danışmanlarına söyleyecek sözümüz yok. *Bu ithalat, ihracat, besici, sanayi, esnafı üreten herkesi etkilediğini ve elektrik faturalarından zaten bizar olan işletme, esnaf ve evlerin bu kışı nasıl geçireceğini, ısınma probleminin ciddi bir şekilde karşımızda durduğunu, İstanbul merkezli Türkiye genelinde yaptığımız yoksulluk araştırmasında yoksulluğun öyle böyle değil çocukluğumuzu bodurluğa ittiğini ve buna karşılık ekonomi kitabı yazıp, onunla övünen ve devleti kendinin gören bir kişinin kararına, hislerine, duygularına, bilgisine, görgüsüne bağlı hükümet sisteminin Türkiye’yi getirdiği nokta ortada. “SEÇİM ÇAĞRISINA KATILIYORUM” *Öncelikle vatandaşlarımızın derdine çözümleri üretip, bir araya gelip acil çözüm reçetelerini ortaya koyup, kamuoyuyla paylaşıp, bizim çözüm önerilerimiz miri mal, kamu malı, alıp keşke kullansalar, ama bu konuda ekonomi kurmaylarımızın bir araya gelmesine karar verdik. *Sayın genel başkanımızın acil seçim çağrısına katılıyorum. Seçimden başka yapacak çare yok. Geçen sene Kurban Bayramıydı sanırım, ağır krizle dış politikada ağır krizde karşı karşıya kaldığımız dönemde memleket masasını topla demiştim. *Görüşlerimizi alın, devlet olarak ortak tutum alalım demiştim. Aslında bugün çağrıyı yapmam lazım ama o günden ağzım yandığı için, inanılmaz hakarete uğradım. “YOLUN SONU GÖRÜNDÜ” *Artık yolun sonu görünmüştür. Daha fazla yıkım, yoksulluk, yoksunluğa eğitim konusunda hocamızın, uzman arkadaşımızın Eğitim Politikaları Komisyonu’na gönderdiği bana verdiği raporu okudum. Yoksulluğun yanında yoksunluk. *Gıda bulamamaya doğru giden, eğitime erişememe konusunda ağır problemle karşı karşıyayız. 1 yıl sonra hepimizin görüp eyvah diyeceğimiz konu bu. *Seçimin hür ve bağımsız bir biçimde, tarafsız biçimde yapılmalı. Milletimiz kimi tercih ediyorsa ona saygı duymanın yolunu açmalıyız.
 
Üst Alt